Enflasyon ile küresel mücadele
2023 yılı küresel ekonomi gündemine, enflasyonist eğilimler ve merkez bankalarının bu durumla mücadelesi damgasını vurmuştur. Merkez bankalarının sıkılaştırıcı para politikaları kapsamında faiz artışlarına başvurdukları bir yıl geride kalırken, zayıf büyüme oranı beklentileri ve resesyon endişeleri, devam eden savaşlar ve enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ekonomi gündemindeki önemli başlıklar olarak öne çıkmıştır.
2024 yılının ikinci yarısından itibaren para politikalarında kısmi gevşeme beklenirken; küresel ticarette yeni rotaların ön plana çıkacağı düşünülmektedir.
ABD ekonomisinin en önemli gündem maddesi enflasyon ile mücadele olmuştur.
Fed, bir taraftan ekonomik aktiviteyi canlı tutma çabalarını sürdürürken diğer taraftan enflasyon ile mücadele etmek adına sıkılaştırıcı para politikası adımları atmıştır.
Alınan artırım kararları neticesinde Fed’in faiz oranlarını son 22 yılın en yüksek seviyelerine yükselttiği izlenmiştir. Dolar endeksi faiz artışlarıyla geçen önceki iki yılda kazandığı %15 değerin ardından, geride bıraktığımız yılda %2’nin üzerinde değer kaybetmiştir. OECD tarafından yayımlanan raporda ABD ekonomisinin 2023 yılında %2,4; 2024 yılında ise %1,5 büyüyeceği beklentisi yer almıştır.
Avrupa ekonomisi 2023’ü enflasyonla mücadele çabalarıyla tamamlamıştır.
2024 yılına girerken enflasyonla mücadele odağından taviz verilmeyeceği izlenimi veren Avrupa Merkez Bankası (ECB), enflasyonu hedef eşik olan %2’ye düşürebilmek amacıyla faiz oranlarını artırmıştır. Banka, yeni yılda da hedefe ulaşana kadar sıkı para politikası uygulamalarına devam edeceğini vurgulamıştır. OECD tarafından yayımlanan raporda Avrupa ekonomisine dair büyüme oranının 2023 yılında %0,6; 2024 yılında ise %0,9 olacağı beklentisine yer verilmiştir.
Küresel gelişmelerin ürettiği etkiler gelişmekte olan ekonomilerde daha fazla hissedilmektedir.
Salgın sonrası süreçte toparlanmaya başlayan ve ekonomik aktiviteyi artırmak için 2023 yılında faiz indirimlerine başvuran Çin ekonomisinin 2023 yılında %5,2; 2024 yılında %4,7 ve 2025 yılında %4,2 büyüme oranlarını yakalaması beklenmektedir. Diğer yandan Çin’de hizmet sektöründeki büyüme ivmesi yıl sonunda da devam etmiştir.
Türkiye 2023 yılını yoğun bir gündemle yaşamıştır.
Ülkemizde 6 Şubat 2023’te yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ekonomik ve sosyal etkilerini hafifletebilmek için yıl boyunca yoğun çaba sarf edilmiştir.
Bu dönemdeki değişikliklerle birlikte enflasyon ile mücadele amacıyla yeni bir politika setine geçilmiş, sıkılaştırma yönünde adımlar atılırken bu konuda kararlılık mesajları verilmiştir. Bu süreçte faiz oranları artırılırken krediler tarafındaki tedbirlerle toplam talebi azaltmayı amaçlayan kararlar alınmıştır.
2024 yılının ilk yarısında politika uygulamalarında gevşeme beklenmezken atılan adımların sonuçlarını görebilmek için zamana ihtiyaç duyulduğu, uzun vadede hedefin enflasyonu tek haneli rakamlara indirmek olduğu ifade edilmektedir. Tüm bu gelişmeler doğrultusunda faiz oranlarının 2023 sonunda zirve seviyelerinde olduğunu, ilerleyen dönemlerde veriler ışığında yüksek artışlar beklenmediğini ve yeni yılın sonuna yaklaşılırken indirim kararlarının alınabileceğini değerlendirmek mümkündür.
Orta Vadeli Program kapsamında adımlar atılırken programa göre Türkiye ekonomisinin 2023 yılında %4,4; 2024 yılında %4; 2025 yılında ise %4,5 büyüme oranlarını yakalaması beklenmektedir. 2023 yılı %64,77 enflasyon oranı ile noktalanırken; TCMB’nin enflasyon oranı beklentisi 2024 yılı sonu için %38; 2025 yılı sonu için ise %14’tür. Yeni yılda ekonomi yönetiminin en büyük önceliğinin enflasyonla mücadele ve finansal istikrarın sağlanması olacağı öngörülmektedir.